
“Ezanı Beklerken”, Mustafa Kutlu’nun memleketin hâlini, gündelik hayatın yorgunluğunu ve iyilik arayışını ustalıkla işlediği bir eser.
Hikâye Hayal Oteli’nde geçer. Tesbihçi Hadi Bey, sağlık memuru Şadi Bey, nam-ı diğer Pala, öğretmen Mürşide ve Avukat Asım… Hepsi otelin daimi müşterileridir ve her biri kendi derdini, hayalini ve umudunu sırtında taşır.
Hayal Oteli; insanların nefes aldığı, kimsenin kimsenin hayaline yasak koyamadığı bir yerdir.
Bir de otelin meşhur masası vardır: Muhabbet Kapısı. Memleket meselelerinin konuşulduğu, insanların içini döktüğü, “harekete geçme zamanı”nın yoklandığı sohbetlerin kalbidir bu masa.
Kutlu, tüm bu diyalogların arasından insanın özüne, kalbine ve iyilik hâline doğru ince bir yol açıyor. Yormayan, ders vermeye kalkışmayan ama okuru düşündüren bir anlatımı var.
Kitabın sonlarına doğru Mustafa Kutlu, söylemek istediklerini en yalın hâliyle okuyucuya aktarmaya çalışmış.
Plastik sanayi, küresel kapitalizm ve tüketim toplumu üzerine söylediği cümlelerle farkındalık uyandırmayı da başarıyor.
Açık söylemek gerekirse, diğer Mustafa Kutlu hikâyelerinden aldığım tadı bu kitabın ilk sayfalarında hemen bulamadım.
Fakat sona doğru, o tanıdık “Kutlu lezzeti” yeniden ortaya çıkıyor.
Sade, duru ve içten bir hikâye arayanlar için tam bir huzur kitabı.
rumeysacayazılar / Rumeysa KOÇ

Bir yanıt yazın