Martıya Veda

Gemilerin kulacında saklı olan ayrılık

Giden bilmez kalanın ateşinden su ılık

Tüylerini dökerse saklayan kalanlardı

Ve o hüzünle beslenir artık uçan her martı

Ya sarartır sayfayı kitabın arasında

Ya kanatır satırı aynı tüyün ucunda

Hem gördü Allah hem de benden dinledi

Bakıyor avaz avaz tüylerin taneleri

Uzun yürür geceler kimisinin bağrında

Tüyün nasibi bekler bu dizenin başında

Kalana ne çok benzer bekleyenin ahvali

Üflemekten nefesi biten rüzgarın hali

Filiz vermeyen tohuma bağlanırken matem

Kaktüsün dikenine takılıyor acelem

Kuşlar konuyor tek tek akşamın ahengine

Kader pek iyi bilir suç almayı üstüne

Göremediğim kuşların, geçip fidan derdinden

İnce sessiz çiğlığı sızıyor perdemizden

Yerden toplarken yüzümden bin parçayı

Birleştirip beklerim beyaz bir kahkahayı

Uçma artık camıma, tüyün sana emanet

Rızkını O’ndan ara bana yalnız selam et

Kanadından son düşen vedadan bir kelamdı

Kalp nasibe dayandı, benden bu kadar martı.

Ezel ARICI BAŞ

DAHA FAZLASINI İSTER MİSİNİZ?

MAİL ADRESİNİ GİR VE BİZDEN HABER BEKLE !

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir