Üç yıllık anneyim. Kızım bir hafta önce tam üç yaşına girdi. Yaşıtlarım ve diğer herkes gibi kızımın varlığını öğrendiğimden beri ebeyenlikle ilgili bir şeyler okumaya, öğrenmeye gayret ediyorum. Şimdi de bir şeyler yazmaya çalışacağım. Eğer yanlış bir şey yazarsam tecrübeli bütün annelerden şimdiden özür diliyorum. 

Zeynep hocayı ve Serdar hocayı İnstagramda mutlaka görmüşsünüzdü . Harika sohbetleriyle iç açıcı konuşmalarıyla hayatımızın bir çok noktasına dokunuyorlar ve yaralarımıza çok iyi geliyorlar. Ama bu kitap başka, bambaşka…. 

Bana ebeveynlikle alakalı tek kitap seçme imkanı verselerdi heralde sadece bu kitabı seçerdim. Beni bütün teorik bilgilerin ağırlığından kurtarıp “çocuğunla sadece otur ve çay iç” noktasına getirdiği için. Etrafta ebeveynlikle ilgili çok fazla bilgi var, bu çağın en büyük zorluklarından biri de bu bilgi karmaşasının içinden doğruyu bulabilmek ve etrafımızdaki uyaran fazlalığı. Çoğu annenin kafası karışık. Öğrendiği her şeyi uygulamaya çalışan, uygulayamadığı zamanda kendini yetersiz hisseden bir çok arkadaşım var. En büyük endişeleri de tabiki herkes gibi çocuklarını mutlu edebilmek. 

İşte Zeynep Hoca ve Serdar Hoca bu kitapta sizin doğduğunuz evden, sizi büyüten ebeveynlerden, ebeveyniniz arasındaki ilişkiden, ilk öğretmeninizden, mizacınızdan ve duygularınızdan yola çıkarak “nasıl mutlu çocuk yetiştiririz?” sorusunun cevabını veriyor. 

Mutlu bir evde büyüdünüz mü? Anne-babanızla duygusal bir bağ kurabildiniz mi? Kendinizi tanıyor musunuz? Duygularınızı adlandırabiliyor musunuz? Bu duyguları konuşabiliyor musunuz? Hassas bir insan mısınız? (Hassas olmanın ne demek olduğunu kitapta çok güzel bir şekilde anlatıyorlar.) Çocuğunuzla duyusal bağ kurabiliyor musunuz? Bütün bu sorulara cevap verdiğiniz ve hem kendinizi tanımanıza hemde ebeveynlik sürecinize çok yardımcı olacak olan bir kitap bu. 

Hepimizin kendi ailemizden getirdiği farkında olsun veya olmasın bir çok sorun var. Bu kitap bizlere diyor ki ‘evet geçmişte yaşadığın bir çok sorun olabilir ama o sorunları bugüne taşımak veya taşımamak senin elinde.’ Bunu yapmak kolay değil ama yaşadıklarının adını doğru koyduğunda ve  bir şeylerin farkına vardığında çoğu kişiden bir adım öne geçmiş oluyorsun. 

Ebeveynlik yolculuğu çok katmanlı, meşakkatli ve zorlu bir yolculuk. Eğer ebeveyn önce kendisini tanırsa bu yolculukta ilerlemek bir nebze kolaylaşıyor. Ama kendisine sağır olan çocuğuna da sağır oluyor. “İnsan ancak geçmişte karşılanmayan duygusal ihtiyaçlarının neler olduğunu gördüğünde, bugün daha esnek bir baba, daha esnek bir anne. daha neşeli bir ebeveyn olabiliyor.” Kendi ihtiyaçlarının, eksikliklerinin, yaşadıklarının ve yaşayamadıklarının farkında olan kişi ise çocuğunun ihtiyaçlarını daha doğru okuyabiliyor. Çocuklar da tıpkı kitaplar gibi. Okundukça ve anlaşıldıkça ilerleyen sayfalarda sizi çok güzel süprizler bekliyor. Bu kitabı nasıl okuyacağınıza ise tamamen siz karar veriyorsunuz. 

Şimdi aklınızdan şöyle bir soru geçiyor olabilir. Bütün bunlar hangi kitapta yazıyor söyle de onu okuyalım ☺️ Ama Zeynep Hocanın ve Serdar Hoca’nın söylediği çok güzel bir cümle var:”Anne-babalık sadece akli ve kitabi olarak yapılmaz; deneyimle yapılır.” Bir miktar hayal kırıklığı yaşadığınızı hissediyorum. Zor ama çoğu doğruyu yaşayarak ve tecrübe ederek öğreneceğiz. Esnek olacağız, çocuklarımızla oturup çay içeceğiz, çay içerken sohbet edeceğiz, yürüyüş yapacağız, yeri geldiğinde müzik açıp dans edeceğiz, beraber film izleyeceğiz. Çocuğumuzla kurduğumuz bu duygusal bağ onunla hayat arasında ‘tutkal’ görevi görecek. Kitapta çok hoşuma giden bir benzetme var. Biz büyürken ebeveynimiz bize bir alet çantası verir. Anne babamız, haliyle, tavrıyla, problemleri çözüş biçimiyle, bize yaklaşımıyla, kızmasıyla, bizi sevmesiyle, saçımızı okşamasıyla her şeyiyle bize bir külliyat öğretir. Eğer alet çantalarımız boşsa bu boşluğu kitabi olarak, sosyal medya yoluyla, izleyerek, dinleyerek doldurmaya çalışırız. Ve çok büyük bir gerçek var ki “çocuklar, kitabi bilgilerle değil, ilişki kurarak büyürler.” Bunları ben demiyorum tabiki kitap diyor ☺️

Kitapta benim sevdiğim ve çoğu kitapta da rastlamadığım bir nokta daha var. Hepimizin içinde kaç yaşında olursak olalım büyümemiş bir çocuk var. Ve bu çocuk sürekli beklenti halinde. Kimi zaman kendi annesinden babasından, kimi zaman arkadaşından kimi zaman eşinden. Ama bunun birde  çocuğundan da beklentisi olan bir taraf var ki bu tarifi zor bir durum. Bir çocuk anne-babasından tabiki beklentiye girebilir bu çok normal bir durumdur. Ama anne-babasından şunu duymak ister: “Sen çocuksun; çocuk ol, çocuk kal. Elli yaşındada olsan bak ben yetmiş beş yaşındayım, senin anne babanım, bunu dert etme. Benim sorumluluğumu alma, bırak böyle şeyleri ben düşüneyim.” Şu cümleleri anne-babanızdan duyduğunuzu bir düşünün. Ne kadar sihirli cümleler değil mi? 

Öleceğimiz güne kadar anne-babalık yapmak zorundayız. ‘İyi olmak’ ‘iyiyi aramak’ ‘iyi olmaya gayret etmek’ bunlar bizim sorumluluğumuz. “Ben yaşlandım artık, hastalıklarla baş etmek, ölüme hazırlanmak benim sorumluluğum. Tabiki senin desteğine ihtiyacım var ama bunu önce ben dert etmeliyim, sen değil.” Bir anne-babanın bu cümleleri kurabilmesi ne büyük bir şans olurdu. Anne babanın düşünmesi gereken şeyler son güne kadar bitmez…

Serdar Hocanın ve Zeynep hocanın da dediği gibi ebeveynlik varılacak bir yer değil, yolda olma hali. Bu bir ateşten top. Bunu elimizden geldiğince küçülteceğiz ve bizden sonra gelenlere diyeceğiz ki “Al, bak ben bu kadarını yapabildim, bu kadar küçüldü. Bunun daha iyisini sen yapabilirsin” Ve bizden sonrakilerin yaşam coşkusunu gördüğümüzde “Benimle başladı, bunun mimarı benim.” diyerek övünebiliriz. 

Son söz şu ki, “çocuk aslında hayatı paylaştığımız, sezgileri çok güçlü bir yol arkadaşı.” Yol arkadaşlarımızla hayatı paylaşmak, beraber eğlenebilmek, konuşabilmek için fazla vakit kaybetmeyin. Sarıp sarmalanan, sevildiğini ve değerli olduğunu hisseden, hem seven hem sevilen güzel çocuklar yetiştirebilmek dileğiyle….

Ahsen Sena ŞAHİN

DAHA FAZLASINI İSTER MİSİNİZ?

MAİL ADRESİNİ GİR VE BİZDEN HABER BEKLE !

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir