Kategori: Hayata Dair


  • Baba ile Kitap Okumak: Evimizin Rutinlerinden Biri

    Akşamları ev biraz sakinleştiğinde, günün yorgunluğu yavaş yavaş yerini sessizliğe bırakıp uyku için hazırlığa geçerken bizim evimizde küçük ama çok değerli bir rutin başlıyor; baba ile kitap okuma zamanı. Belki sadece 10-15 dakika sürüyor ama etkisi, sayfaların çok ötesine geçiyor. Çağan Ege, babası ile kitap okurken ilk zamanlarda sadece hikâyeyi dinliyordu. Şimdi ise kendisi okumaya çalışıyor, kendisi kurguluyor,…

  • Kaşık ve Pekmez

    Gelin babasının evinden alındığı zaman, yemek yediği kaşık kırılır. Kaşığı kırmadan gelini oğlanın evine getirdin mi nefsi iki de bir onu baba evine çeker. Koca evinde kalıcı olmaz, tatsızlık başlar. Düğün deyip de geçme, ne incelikleri var. Gelini kaşığını kırmadan baba evinden çıkarmayacaksın. Koca evine geldiği zaman da elini pekmeze batırıp eşiklere süreceksin. Neden dersen, söyleyeyim. Koca…

  • Kitaplar ve Çocuklar: En Değerli İki Hazinemiz

    Çağan Ege’yi ilk aylarından itibaren kitaplarla tanıştırmıştım ve o kadar çok faydasını gördüm ki, iyi ki diyorum iyi ki “küçücük çocuk ne anlar kitaptan” diyenlere rağmen bırakmamışım okumayı ve iyi ki sevdirmeyi başarabilmişim. Hepimiz artık kitapların katkılarını, çocukların gelişimine etkilerini ezbere biliyoruz. Ama özellikle dil ve zihinsel gelişimine katkısına bakıldığında çocuğun taklit yeteneğini, dinleme becerisini…

  • Meselenin Nabzı: 12’ye 8

    Babaannemin evreninde “12’ye 8” saat değil, meselenin bizzat nabzıydı. Büyük 12, küçük 8. Bir tür aile içi meteoroloji, bir ev ekonomisinin barometresiydi, günün şenlik mi sükûnet mi olacağını söyleyen gizli bir ana haber bülteniydi. Evdeki akış, çayın rengi ve komşu hakkındaki kanaat, çoğu zaman o manşonun kolu sarmasıyla hükme bağlanırdı. “Kaç çıktı?” sorusu, bir mahkeme…

  • Düşünceleri Duyabilmek

    Yazmak, konuşmak, anlaşılmayı beklemek bir insan için ne kadar önemli değil mi ? Rousseau ne kadar güzel ifade etmiş “Biliyorum, sizleri pek ilgilendirmiyor anlattıklarım. Fakat benim bunları anlatmaya ihtiyacım var.” Anlatmak bir ihtiyaç, konuşmak bir ihtiyaç. Duyulmak bile bir ihtiyaç. İnsanlar ihtiyaçları karşılanmadığı zaman kendilerini çıkmazda hissediyorlar. Çünkü görülmek insana var olduğunu hissettiriyor. Bu yüzden…

  • Tefekkür ve Sonbahar Üzerine

    Allah’ın her bir zerresini bir sanat eseri olarak yarattığı kâinat…Her bir zerresine ayrı bir anlam yükleyen ve o bir zerre eksildiğinde dengeleri değiştiren Yüce Yaratıcı.Öyle ki; her hâli ayrı güzellik, her hâli ayrı tefekkür. Doğanın en küçük tanesinden, yaratılmışların en üstününü var eden Allah’ım… “Andolsun, biz Âdemoğlunu şerefli kıldık; ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.”—…

  • Duymak için kalp gerek

    Konuşmak ve dinlemek üzerine türlü türlü cümleler kurulur. Konuşanlar kendilerini dinleyecek bir kulak ararlar, dinleyenler ise varlıklarından haberdar olunmasını isterler. Kimisine konuşmak iyi gelir kimisine dinlemek. Kimi konuşarak iyileşir kimi dinleyerek… Konuşmanın da binbir çeşidi vardır tabiki. Her konuşma karşısında bir muhatap bir kulak bulamaz. Bu yüzden neyi konuştuğumuz kadar nasıl konuştuğumuzda önemlidir. İbrahim Kalın…

  • Olduğu Kadar Güzeldik

    Yalnızlık çoğu zaman hoşumuza gider. Kalabalıklardan, insanların gürültüsünden sıkıldığımız zaman kendi kuytu köşemiz bize çok tatlı gelir. Ama her şeyin fazlası insana zarar verdiği gibi yalnızlık da aşırıya kaçınca insanı içten içe köreltir. Tıpkı gemiler gibi insanlarda limanda kendilerini güvende hissederler ama limanlar insanlar için değildir. Bir insan başka bir insanla yanyana geldiğinde kendini keşfe…

DAHA FAZLASINI İSTER MİSİNİZ?

MAİL ADRESİNİ GİR VE BİZDEN HABER BEKLE !

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.